Türkiye’nin Dünya ticaretindeki payı 1 civarında. En büyük 20 ekonomi arasında yer alıyoruz. Hedef, ilk 10 arasında yer almak. Fakat dövizdeki dalgalanma Türkiye’yi bu hedefinden bir süre uzaklaştıracak gibi görünüyor.
Buna dert yanıp oturacak halimiz yok tabi! Ön sıralarda olduğumuz alanları odaklanabiliriz. Örneğin sosyal medya kullanımını ilk 10 arasında yer alıyoruz. Facebook, Twitter, Instagram, YouTube gibi sosyal medya mecralarını kullanan kişi sayısı gittikçe artıyor. Sabah uyandığımızda ilk yaptığımız iş telefona sarılıp sosyal medya hesaplarına bakmak olurken, gece yatarken son yaptığımızda bu oluyor.
Tabi “Bunları zaten bilmiyor yeni ne var?” sorusunu yöneltebilirsiniz. İşte Gözde’nin hazırladığı kapak haberimiz bu soruya net, aydınlatıcı ve yeni bir bakış açısı getiriyor. Oda sosyal medya üzerinden ticaretin nasıl büyüdüğü. En uzağından en yakınına satış yapmak için nasıl ciddi bir fırsat ortaya çıktığı. Türkçesi, mağaza açmak, ürünleri sergilemek için artık fiziki bir mekan ihtiyacınız yok. Mağazanız olsun olmasın, her gün milyonlarca kişiye, potansiyel müşteriye sosyal medya hesapları üzerinden ulaşabilir, ürün ve hizmetlerinizi onlara sunabilirsiniz. Türkiye’de bunu yapanların sayısı 1 milyonu geçti. Hacim de sürekli büyüyor. Sergiledikleri ürünlerin altına “satın al” butonunu eklediklerinde, yüzlerce, binlerce kilometre uzaktaki müşterilere ulaşabiliyorlar. Yani, onlara bir “tık” kadar yakın olabiliyorlar.

İstatistikler gösteriyor ki, rakamların toplam içindeki payı henüz düşük. Lakin sürekli bir büyüme eğiliminde. sosyal medyayı kullanarak ekonomik faaliyet yaratma eğiliminde kadınlar daha önde görünüyor. Gerek el ürünlerine gerekse gıda ürünlerine ulaşım konusunda kadın girişimci ve girişimci adaylarının sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları sunumların ekonomiye yanmasının kısa sürede gözleneceğine inanıyorum. Çünkü halen iş yaşamına katılım oranı yüzde 33 seviyesinde olan kadınların attıkları her bir adımın büyümeye net katkısı olacak.

Kadını erkeği, genci yaşlısı, sosyal medyanın açtığı bu fırsat penceresini iyi kullanmak gerekiyor. Eğilimleri yakından izlemeli ve teknolojiye daha yatkın olan Y ve Z kuşaklarını daha iyi tanımalıyız.

Mobil devrimin bir parçasıyız. Bu da sosyal devrimin yolunu açtı. Bu devrimlerin ekonomiye yansımasını önümüzdeki dönemde daha çok göreceğimize eminim. Özellikle de kadın girişimcilerden…

Yeni satış kapılarının açıldığı bir hafta diliyorum…

-Talat Yeşiloğlu

Kaynak için tıklayınız.

Kategoriler: DergilikEkonomi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir