Bu Dünyadaki yaşantımızda hepimiz illaki yarı yolda bırakılmışızdır ve elbetteki birilerini yarı yolda bırakmışızdır. Zaten bu Dünyadaki yolculuğumuza ana rahminde birilerini yarı yolda bırakarak başlamıyor muyuz? Arkamızda yarıştığımız her bir spermi yarı yolda ölüme terk ettik. Belkide yaşantımızda bundan dolayı yarı yolda bırakılıyoruz veyahut bırakıyoruz. Şahsen ben aile kavramına, arkadaşlıklara ve diğer insanlarla oluşan hiç bir bağa inanmıyorum, hepsi sahte duygulardan oluşan kelamlardır. O kadar çok bu bağlar konuşulurki herkes bu sahte ve yalan dolan olan bağlara kendini adapte etmiş. Bu gereksiz kavramlara inanıyorlar ancak bir sual oluştuğu zamanda sürekli olarak yanlışlarını yüzlerine vurmaktanda geri kalmıyorlar. İnsan ciddi anlamda severse, kusurlarını sinirliyken birbirlerinin yüzüne vururlar mı? Veyahut insan sevdiğine sinirlenebilir mi? Tabi ki de bu soruların cevabı “hayır” olması gerekir ama gündelik yaşantımızda en sevdiğimiz dostlarımız zaman ile en büyük düşmanlarımız haline geliyorlar. Bundan dolayı ben bu kavramları oldukça gereksiz ve insanların birbirlerini kandırması gibi algılıyorum.

İnsan yalnız kalmalı, zaten çoğu zaman yalnız kalmaktayız ama bunu kabul etmemekteyiz. Sonuçta uykumuzda, öldüğümüz zaman ve diğer günlük aktivitelerimizin bir kısmını tek başımıza yapmaktayız.

Yarı Yolda Kalmak

Yalnızlığa bakış açısını daha detaylı olarak aşağıda anlatayım;

İnsanın Yalnızlığa Bakış Açısı

Yalnızlığın son zamanlarda popülaritesi oldukça artış göstermiştir. Çoğunlukla sosyal medyada, dizilerde ve dinlediğimiz şarkılarda bunu hissedebiliriz. Sürekli olarak filim konuları ve kısa videolar halinde yalnızlığı anlatmaktalar ve bu tarz yalnızlık videolarınıda büyük bir kitle izlemektedir. Yani beşeriyetin yalnızlığa bakış açısı oldukça pozitiftir. Çoğu insana sorsak ağırlıklı olarak gençlere kalabalığın içinde yalnız kaldıklarını belirteceklerdir. Bundan bir çok kişi rahatsızlık duymasa da bu sorun oldukça sıkıntılı bir durumdur.

Yalnızlığın en büyük nedenleri bence gelişen teknoloji, iş yoğunlukları ve insanın bireysel hedefleri, hırslarıdır. Sürekli aç gözlülükten daha fazlasını isteyen beşeriyet iş yerlerinde mesailere kalmakta kendilerine ek işler bulmaktadır buda sosyal çevresi ile bir birlik kuramamasına neden oluyor. En yakınındaki ev halkı ile de sürekli çalıştığından dolayı bedeni yorgun kalıyor ve sonucunda ise aynı evde olmasına rağmen ev halkı ile vakit geçiremiyor. Buda insanı yavaş yavaş yalnızlığa sürüklemektedir. Aynı şekilde teknoloji de yalnızlığı oldukça tetikleyen faktörlerdendir, çünkü sürekli olarak uzaktan bir diyalog kuruluyor ve bu teknolojik aletler samimiyeti karşısındakine entegre edemiyor. Mimikleri ve diğer tüm insanlar arasındaki samimiyeti yavaşça yok ediyor ve insanın elinde sade bir yalnızlık kalıyor.

yalnızlık

Bana kalırsa yalnızlık muazzamdır, kimseye ihtiyaç duymadan kendi işini kendin yapmayı öğrene biliyorsun ve hayata karşı her zaman güçlü kalabiliyorsun.

Eğer bu yazımı şuanda okuyabiliyorsanız sizin de yolculuğunuz Bitmemiş Bir Yolculuk’tur… Yolculuğunuz bittiği anda yalnız kalacaksınız bence o zamana hazırlıklı olun ve aldığınız kararlara her zaman çok dikkat etmeniz dileği ile selametle kalın.


Hamza Sedat Demir

http://bebelium.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir